İş Sözleşmesi İmzalamak

İş sözleşmeleri, iş hayatında çalışanların ve işverenlerin en büyük kabusudur. Çalışanlar, kabul etmek istemeyecekleri maddelerin altına imza atmaktan; işverenler ise çalışanlarına iş sözleşmesi imzalamayı dayatan bir işveren rolü üstlenmekten hoşlanmazlar. Ancak ne yazık ki iş sözleşmeleri çalışma hayatının olmazsa olmaz unsurlarındandır.

Özellikle e-ticaret sektörü gibi gelişen ve büyüyen sektörlerde ortaklar, yatırımcılar ve hisse sahipleri zaman zaman değişiklik gösterebilir. Yatırım sürecinde, yatırımcıları yönlendiren danışman ve risk analistlerinin, tüm riskleri minimalize etmesi gerekir. Yatırımcının isteğine göre kimi zaman Türk, kimi zaman uluslararası denetçi ve danışmanların hazırladığı bu “yapılacaklar listeleri” yatırımcıların kararlarını verirken en önem verdikleri raporları içerir. Aynı zamanda bu listeler ara ara eksikliklerinden bahsettiğimiz start-up yapılarının, kurumsallaşması yolunda atılan önemli adımlardır. Yapılacaklar listesinde bulunan “iş sözleşmesi hazırlanması ve tüm çalışanlara imzalatılması” bu süreci yaşayanların aşina oldukları bir maddedir. Bu yüzden de vazgeçilmezdir.

İş sözleşmesini aldığında çalışanlar, temelde 4 şekilde tepki gösterir.

  • Okumadan imza atanlar.
  • İş sözleşmesini okumaya başlayıp, birkaç madde sonra sıkılarak imzalayanlar.
  • Yakınlarından bilgi almaya çalışıp, imzalanması gereken son tarihte “aman ne olacak ki” diyerek imzalayanlar.
  • İş sözleşmesini imzalamamak için işi bırakanlar.

Öncelikle ilk grupta yer alıyorsanız, yani sözleşmeyi okumaya gerek görmeden imzalıyorsanız, tehlikeli bir iş yaptığınızı iletelim. Hayattaki en büyük varlığımız imzamızdır. Sadece iş sözleşmeleri değil; eşimiz, dostumuz, ortağımız, söz konusu kim olursa olsun, bize bir kağıt imzalatmaya çalıştığında iş yoğunluğumuz ne olursa olsun, onu okumalıyız. Hele şirket kuruyor ve büyük sorumluluklar altına giriyorsak sözleşmeleri sadece bizim okumamız yetmez. Potansiyel risklerimizi azaltabilmek için, işin uzmanı olan avukatlara da mutlaka danışmalıyız.

En büyük yanılgı, “güvenim tam” imajı vermek için eş, dost ve tanıdıklarımızın önümüze koyduğu kağıtları sorgulamadan imzalamaktır. Eğer karşımızdaki kişi önünüze bir kağıt getirerek imza almayı istiyorsa, bizim de en azından neyi imzaladığımızı bilmemiz en doğal hakkımızdır.

İş sözleşmesini okumaya başlayıp sıkılanlardansanız en büyük çoğunlukta yer aldığınızı bilmelisiniz. İş sözleşmelerinin ağır ve kendine özgü bir dili vardır. Bu yüzden “birkaç sayfa, neden okumayayım” ile başlayan düşünceler, birkaç cümle okuduktan sonra yerini “prosedür gereği işte”ye bırakır.

İş sözleşmesi ile karşılaşan her bilinçli çalışan, güvendiği yakınlarına sözleşme ve maddeleri ile ilgili sorular sorar. Çevrenizden gelen tepki eğer “ne olacak ki, bu işsizlikte iş bulmuşsun bir de sözleşmeden bahsediyorsun” tarzı bir yaklaşım ise sakın onu dinlemeyin! Etrafınızda konuyla ilgili bilgi sahibi biri yoksa iş sözleşmeleri için avukatlar ve işin uzmanları tarafından hazırlanmış internet sitelerine kolaylıkla erişebilir, forumlarda aradığınız soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Son grupta ise iş sözleşmesini imzalamak istemeyen ve bu sebeple işi bırakanlar yer alır. Ütopik gibi görünse de daha önce yasal prosedür gereği etrafında canı yanmış tanıdıkları olanlar maalesef böyle bir tepki vererek iş anlaşmasını başlatmayabilir veya mevcut işinden ayrılabilirler.

İş sözleşmesini imzalarken yapılması gerekenler;

  1. Sözleşmeyi okuyun.
  2. Anlamadığınız yerleri işaretleyin.
  3. Kabul etmek istemediğiniz yerleri belirgin bir şekilde çizin.
  4. Şirket yetkililerine anlamadığınız veya kabul etmek istemediğiniz maddeleri sorun, mümkün ise yazılı olarak bilgi almaya çalışın.
  5. İşin uzmanlarına danışın (İlla paralı bir hizmet almak zorunda değilsiniz. Etrafınızda hukuksal işlemler ile ilgili birilerinden en azından fikir alabilirsiniz.)
  6. Sözleşmeyi imzaladıktan sonra teslim ederken mutlaka bir kopya da siz alın.

İş sözleşmesinde unutulmaması gereken en önemli ve rahatlatıcı konu ise İş Kanunu’nun varlığıdır. Teknik detaylarına girmeden şunu söyleyebiliriz: İş Kanunu ve yasal düzenlemelerin hepsi hazırlanan tüm sözleşmelerin üzerinde bir yetkiye sahiptir. Yani imzalamış olduğunuz iş sözleşmesinin maddeleri, İş Kanunu’na aykırı ise “geçersiz” sayılır.

İşte bu yüzden işverenlerin de iş sözleşmelerini doğru seçmeleri ve yazdırmaları gerekir. İşverenlerin, kendini güvenceye almak için kanuna aykırı koyacağı maddeler, mahkeme önünde “kötü niyetli” gözükmesine neden olacaktır.

İş sözleşmeleri kötü günler düşünülerek, imzalalayanların kendini güvenceye alabilmek için yaptığı düzenlemelerdir. Bu sebeple sözleşmeler şirketten iyi ayrıldığınız koşullarda zaten kullanılmaz. Kötü ayrılmanız durumunda ise, yasal süreçler devreye girecektir. İşte bu durumda İş Kanunu, kendine düşen görevi yerine getirecek, çalışanın haksızlığa uğramasını engelleyecektir.


Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.