İngiltere ve Ankara Anlaşması

Bu yazıyı yazmaktaki asıl amacım yurt dışına taşınmaya karar verme sürecinde olan, alternatiflerini değerlendirmeye ve yeri geldiğinde kendi alternatiflerini oluşturan dostlara, arkadaşlara ve henüz hiç tanışmamış olsam da bu yazıya denk gelenlere Ankara Anlaşması ile ilgili bildiklerimi, bildiğim kadarıyla iletebilmek.

Yazıyı okumaya başlamadan önce küçük bir hatırlatma yapmak isterim. Ankara Anlaşması ile ilgili profesyonel olarak çalışan bir uzman değilim. Sadece kendi gözlemlerim ve deneyimlerimi bir yazıda toparlamak istedim.

Ankara Anlaşması’nı araştırmaya başladıysanız pek çok danışmanlık şirketinin sitesine denk gelmeye başlamışsınızdır. Konuyla ilgili resmi sayfaya ulaşmak nedense biraz zorlu. Bu nedenle ilgili linki buraya bırakıyorum. https://www.gov.uk/turkish-business-person

Bir işi en hızlı ve profesyonel şekilde sürdürmenin en doğru yolu her zaman işin uzmanı ile çalışmak. Bu yüzden seçeceğiniz danışmanlık firmasının bu alanda yetkili olup olmadığını mutlaka kontrol etmenizi tavsiye ederim.

Biz, bu alanda danışmanlık almadan ilerlemeyi seçtik. Bunun nedeni İstanbul’da ilk kurduğumuz şirketimizin bir danışmanlık şirketi olması ve şirketlere yönetim danışmanlığı verdiğimiz dönemden rapor, dokuman, iş akışı ve iş planı yazma konusunda az çok haşır neşir olmamızdan. Aslında bir kulak, burun, boğaz uzmanına nasıl bacağınızdaki ağrıyı danışmanız alakasız ise bizimki de bir o kadar farklı alanlar. Tanıdığımız bizden önce Ankara Anlaşması ile İngiltere ve farklı ülkelere giden bazı arkadaşlarım danışmanlıklardan faydalandı. Kimisi çok memnun kaldı, kimisi verdiği danışmanlık ücreti için pişmanlık duyduğunu iletti. Umarım bu yazının altına da bu süreçlerden geçmiş arkadaşlar kendi yorumlarını yazar. Çünkü her konuda olduğu gibi bu konuda da nasıl ilerleyeceğinizi seçmek sizin elinizde. İnsanların deneyimlerini dinlemek fikir sahibi olmak için güzel yöntem ancak kendinizi en iyi yine siz tanıdığınız için danışmanlık ile ilerleyip ilerlememeyi yine siz seçmelisiniz.

Ajanda tutmayı sevdiğim ve benim için önemli bilgileri her zaman not ettiğim için biraz tarihlerle ilgili bilgi aktaracağım.

  • Ocak – Ankara Anlaşmasına başvurmaya karar verdik
  • Şubat – Gerekli evrakları topladık
  • Mart – Başvurumuzu gerçekleştirdik
  • Nisan – Başvurumuz olumlu değerlendirildi
  • Mayıs – İngiltere’ye taşındık
  • Haziran – Şirketimiz Coolever‘ı kurduk

Böyle özetleyince çok kısa sürede tüm süreç tamamlanmış gibi gelebilir. Ama bu sürece hazırlanan veya bu süreçten geçenlere sorun siz bir de bu hazırlanma ve bekleme sürecini. 🙂

İngiltere’ye gelmek için neden Ankara Anlaşmasını kullandığımız konusuna gelecek olursak benim bildiğim kadarıyla Türkler için Birleşik Krallığa gelebilmenin 3 yolu var.

  • Çalışan olarak gelmek (Tier 2)
  • Ankara Anlaşması ile gelmek (ECAA)
  • Yatırımcı olarak gelmek (Tier 1)

Çalışan olarak İngiltere’ye gelmek isterseniz Tier 2 adlı vize ile geliyorsunuz. Bunun için İngiltere’de bir şirket ile görüşme sürecine başlamanız ve bu sürecin pozitif sonuçlanması gerekiyor. Şirket sizin adınıza sponsor oluyor ve başvurunuzu şirketin yönlendirmesi ile gerçekleştiriyorsunuz. Bu süreçte hızlı ilerlemek istiyorsanız mümkün olduğunca kurumsal veya çok uluslu şirketler ile sürecinizi başlatmanızı tavsiye ederim. Çünkü İngiltere dışından yabancı çalışan alabilmek için şirketlerin bir lisansa ihtiyacı var. Startuplar için bu lisansı alabilmek biraz zaman alan bir süreç. “İngiltere’deki şirketi ben başka bir ülkede otururken nasıl bulacağım” diye düşünmeyin. Genelde bu süreç hep online platformlardan yapılan görüşmeler ile ilerliyor.

Yatırımcı olarak gelme süreci hızlı ancak azıcık tuzlu. 1.000.000 poundu İngiltere’deki hesaba transfer edebilecek durumda olmak gerekiyor.

Diğer yolda Ankara Anlaşması ile gelmek. Bu anlaşma ile geldiğinizde izleyebileceğiniz iki yol var. İlki son dönemde yazılım, sistem ve pazarlama alanlarında çalışanların çoğunun tercih ettiği gibi; şahış şirketi kurup sözleşmeli olarak şirketler ile çalışmak. (Contractor) Türkiye’nin aksine İngiltere’de sözleşmeli olarak çalışmak oldukça yaygın ve tercih edilen bir yöntem. Ingiltere’nin öncelik verdiği alanlardan biri Bilişim. Bu nedenle çok fazla mühendis ve internet girişimcisi İngiltere’yi tercih ediyor. Şirketler ile aylık, haftalık veya saatlik ücretler üzerinden anlaşıyorsunuz. Örneğin haftanın her günü farklı bir şirkete çalışabilirsiniz. Bunun karşılığında şirkete fatura kesiyorsunuz. Burada önemli olan işbirliği yapacağınız şirketleri bulmak. Bu yolu tercih ederseniz birden fazla şirket ile anlaşmanız ve iş yapmanız gerekiyor. Birlikte çalışacağınız şirketleri buraya gelmeden bulabilirseniz, stres yaşamanızı engelleyebilirsiniz.

Ankara Anlaşmasında ikinci yol ise kendi şirketinizi kurmak. Biz burada limited şirket kurduk.

Ankara Anlaşmasına başvurmak için temel olarak kendinizi ve ne iş yapacağınızı hazırlayacağınız evraklar ile anlatmanız gerekiyor. Başvurunuzu değerlendiren yetkililer eğer gerekli görülürse sizi mülakata çağırabiliyor. Biz herhangi bir mülakata davet edilmedik. Sadece internetten online başvurumuzu gerçekleştirdik. Daha sonra da randevu aldığımız tarihte evraklarımızı Ingiltere Konsolosluğu’na iletilmek üzere teslim ettik.

Ankara Anlaşmasına başvuru ücretsiz. Bizim en çok cevap aradığımız konu maddi olarak ne kadar miktarı bankada göstermemiz gerektiği konusuydu. Burada da anlaşmanın istediği belli bir tutar yok. Önemli olan İş Planı hazırlarken içine ekleyeceğiniz bütçe. Biz tahmini olarak aylık masrafımızı yazdık, hangi dönemde ticari olarak getiri sağlayacağımızı, ne kadar süre boyunca hangi tutarlarda yatırım yapacağımızı aylık olarak belirttik. Gözünüz korkmasın basit ve anlaşılır bir tablo kendinizi anlatmanıza yetecektir.

İngilizce seviyenizin; işi sürdürmenizi sağlayacak seviyede olması yeterli. Ne herhangi bir dil sınavına girme ne de herhangi bir puan alma zorunluluğu var. Tabii ne kadar İngilizce bildiğinizi evraklar ile de kanıtlarsanız tadından yenmez. Örneğin biz bu beyan için Üniversite diplomalarımızı, daha önce gittiğimiz İngilizce kurslarından aldığımız sertifikaları kullandık.

Burası bir mühür ülkesi değil bir beyan ülkesi. Yani asıl olan sizin beyanlarınız, açıklamalarınız. İngilizler ve Türkler arasında çok ciddi kültür farkları var. Yine bu konunun uzmanı olmadığımı belirteyim. En temel farklılık İngiltere’de bizde yaygın olan şekilde dolaylı anlatım yok. Üslubunuzun her zaman kibar olması ve sorulan sorulara direkt şekilde cevap vermeniz gerekiyor. Beyan yazarken ve durumunuzu anlatırken mümkün olduğunca basit, yalın ve sade bir dil kullanmanız gerekiyor. Burada asıl olan beyan olduğu için verdiğiniz bilgiler doğru varsayılıyor. Bu sebeple her zaman doğru bilgi vermek gerekiyor. Ayrıca burada terslenmek sorunu çözmediği gibi, İngiltere’de başınıza büyük bela açılmasına sebep oluyor. Bu sürece giriyorsanız bünyeye bol sabır yüklemenizi tavsiye ederim. Zaman zaman sabır testinde hissedebilirsiniz kendinizi.

İş Planı; başvuru sürecinden en önemli konulardan biri. İş planı için hazır taslaklardan uzak durmak gerekiyor. Daha önce kullanılmış iş planının üzerinden değişiklik yapıp kendinize uyarladığınızda sistemin radarına takılıyorsunuz. Biz en büyük vaktimizi mümkün olduğunca özgün, sade, bizi yansıtan bir iş planı hazırlamaya ayırdık.

Başvuru sürecinde referans mektubu oldukça önemli. Gerçekten iş yaptığınız, gerçekten sizin hakkınızda bilgi verebilecek, gerçek referans mektupları bulmaya çalışın. Referans mektubunu alacağınız kişinin makamının çok yüksek olması gerektiği yanılgısına düşmeyin. Gerçek referans en doğru referanstır.

Şirket açmak 24 saat içerisinde yapabileceğiniz bir işlem. Sistem kurmayı seven ve bunu devam ettiren ülkelerde süreçle ilgili tüm dökümanlara ulaşabiliyorsunuz. Güvenilir, anlaşabileceğiniz bir muhasebe bürosu bulmanız işinizi hızlandıracaktır. Biz bu konuda çok şanslıyız. En yakın dostlarımızdan biri İngiltere’de yaklaşık 10 yıldır bu işi yapıyor. O yüzden gelir gelmez sözleşmemizi imzalayıp, ertesi gün şirketimizi kurduk. Şirketiniz için yaptığınız başvuruyu ve şirketinizin tüm gelişmelerini Company House üzerinden görüntüleyebiliyorsunuz.

Tanıdık, aynı dili konuşan insanlar birbirlerine bu süreçte oldukça destek oluyor. Yalnız sadece arkadaş olduğunuz için insanlardan ücretsiz bir destek alma peşinde olmamak gerekiyor. Bu dünyanın neresinde olursanız olsun geçerli olması gereken bir kural. Ama maalesef son dönemde Türkiye’de herkes bazı şeyleri ‘bedava’ya getirme peşinde. Medeni ülkelerde insanların hak ettikleri kazanca ulaşabilmelerinin temel nedeni çizgilerin daha belirgin olması.

Fatura basmak burada çok kolay. Maliye Bakanlığından koçan koçan fatura destesi almanıza gerek yok. Kendi formatınızı kendiniz belirliyorsunuz. Ve hazırladığınız formatı fatura olarak kullanabiliyorsunuz. Ancak belirtmekte fayda var burada sadeliği seçerken kaliteyi atlamamak gerekiyor. Biz kurumsal kimlik çalışması için kendimizi emin ellere teslim ettik. Bu alanda uluslararası çalışan insanları bulup onlarda destek almanız sizin elinizi, kolunuzu güçlendirecektir.

Yaşam giderlerinizi planlayabilmek için öncelikle ne istediğinizi belirlemeniz gerekiyor. Yapacağınız işe göre hangi bölge sizin için mantıklı olur, kaç kişilik bir ev tutacaksınız, nasıl bir evde oturmak istiyorsunuz gibi birçok konu var. İstanbul’da da ekonomik bir apartman dairesini seçebileceğiniz gibi Bebek’te bir yalıda oturmayı da seçebilirsiniz. Burada da birçok alternatif var. Öncelikle şehri seçtikten sonra kira araştırmasına girebilirsiniz. Biz burada arkadaşlarımızın tavsiyesiyle Rightmove ve Zoopla uygulamalarını kullandık. Her ev ilanında; evin kirasının yanında su, elektrik, gaz gibi aylık harcamalarınızın da aşağı yukarı maliyeti yazıyor. Biz iki evimizi de bu uygulama aracılığıyla bulduk.

Günlük harcama konusuna gelecek olursak her bütçe için market var. Yaşadığınız bölgenin ekonomik durumuna göre de farklı alternatifler bulunuyor. Örneğin Tesco alışveriş için daha ekonomik bir alternatif iken, bizim Macro market zincirler tadında azıcık tuzlu Waitrose da bir seçim. Eğer çok detaylı plan yapmayı seven biri iseniz bu marketlerde satılan tüm ürünlerin fiyatlarını internet sitelerinden bulabilirsiniz.

Genel olarak tüm süreçte abartıdan kaçınmak gerekiyor. Kendinizi kazancınızı ve gelirinizi yüksek göstermek zorunda hissetmeyin. Önemli olan İngiltere’de yaşam düzeninizi kurabileceğinizi ve bu döngüyü sürdürebileceğinizi göstermek.

Ankara anlaşması ile gelip birkaç ay sonra başvuru yaptığı alanla hiçbir alakası olmayan işler kuranlar da var. Hangi işi belirttiyseniz o iş kolunda kalmak zorunda değilsiniz. Vize uzatma başvurusu zamanı gelince neden başka bir alanına geçtiğinizi anlatmanız durumunda süreciniz hiçbir sekteye uğramadan devam ediyor.

Ankara Anlaşmanın sağladığı en güzel avantajlardan biri de eşiniz/partneriniz ile birlikte başvurmanız durumunda ona da çalışma izni verilmesi.

Her ülkede olduğu gibi İngiltere’nin de gündemi yoğun. Avrupa Birliği üyesi olan İngiltere 2019 yılında Avrupa Birliği’nden çıkacağını açıkladı. (Brexit) Verilen böyle büyük kararların uygulamaya alınması, sancılı bir süreç oluyor. Ankara Anlaşması, İngiltere’nin Avrupa Birliği ülkeleri ile birlikte imzaladığı bir anlaşmaydı. AB’den çıkış ile birlikte Ankara Anlaşması’nın durumunun ne olacağı henüz açıklanmış değil. Ancak tüm medeni ve ileri ülkeler gibi İngiltere’de girişimcileri topraklarına çekmek ve onları kaçırmamak istiyor. Aynı zamanda verilen hakları da koruması gerekiyor. Bu sebeple 2019 yılı itibariyle Startup Vizesi çıkartacağını duyurdu. Ancak detayları henüz bilinmiyor. Tüm gelişmeleri başvuru sürecinde takip etmemiz gerekiyor. Yine küçük bir uyarı yapmak istedim. Bu tür gelişmeleri asıl kaynağından yani https://www.gov.uk yapmanız sağlıklı olacaktır. Spekülasyonlara ve sadece tıklanma peşinde koşan medya kanallarından bu süreçte uzak durmak hem psikolojik hem de zaman maliyeti açısından bünyeye pozitif gelecektir.

Ankara Anlaşmasıyla başvurunuz olumlu sonuçlanırsa bir senelik bir vize ile geliyorsunuz. Daha sonra vize uzatma için başvuruda bulunuyorsunuz. Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığı’na bir sene içerisinde neler yaptığınızı özetleyen, buradaki yaşamınıza dair topladığınız tüm evraklar ile birlikte bir başvuruda bulunuyorsunuz. Onun linkine de buraya bırakıyorum. https://www.gov.uk/government/publications/application-to-extend-stay-in-uk-form-ecaa2-turkish-businessperson

Biz geçen sene geldiğimiz için bu sene vize uzatmaya başvurduk. Onun takvimi de;

  • Mart – Evrak hazırladık
  • Nisan – Vize uzatma için başvuruda bulunduk.
  • Temmuz – Başvurumuz olumlu sonuçlandı. 3 yıllık vize uzatmamız elimize ulaştı.

Süreçle ilgili sormak istediğiniz herhangi bir konu olursa yorumlarda bildiğim kadarıyla cevaplandırmaya çalışırım.

İngiltere haricinde başka ülkelerde yeni başlangıçlar yapmış dostların yazılarını da şirketimizin blogunda topladık. Bu linki de buraya bırakıyorum. http://blog.coolever.life

Bizim hayatımızı pozitif etkilemiş İngiltere maceramızın bir parçasını anlatmaya çalıştım. Darısı yeni maceraya atılmak isteyen tüm dostların, haber bekleyenlerin ve evrakların içine gömülmüş tüm dostların başına… =)


4 Comments

  • Güven

    3 Ağustos 2018

    Teşekkürler

  • Alp

    4 Ağustos 2018

    Sadece şunu yazabilirim. Size başarılar dilerim. İnsanlara yardımcı olmak için yazdığınız bilgi ve linkler için teşekkürler. Selamlar

  • Hünkar CEYLAN

    4 Ağustos 2018

    Bilgi paylaşımınız için teşekkürler

  • Hakan

    14 Ağustos 2018

    Ankara anlaşması ile gelmeyi planladığım bu dönemlerde karşıma çıkan faydalı bir yazı, teşekkürler.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.